KLASİSİZM (KURALCILIK) ~ Netfikir.net
AnasayfailetisimbilgiRSSBlogSiteForum

26 Ağustos 2011

KLASİSİZM (KURALCILIK)

KLASİSİZM ( KURALCILIK ) (17.yy)

17 . yüzyılda,”hümanizm” kaynaklı Rönesans hareketi Fransa’da klasisizme dönüşmüştür.

Bu yüzyılın ilk yıllarında Fransa bir kargaşa döneminden yeni çıkmıştır. “Ülkeye çeki düzen verecek tek güç krallık” düşüncesi aydın sanatçılar üzerinde etkili olmuştur. Topluma “mutlak monarşiyle” sanat ve edebiyata da “belli kurallar”la egemen olunmuştur. Kral ve çevresinin ideal yaşamı sanatçıya esin kaynağı olmuştur. Bu çağın sanatındaki insan soylu ve seçkindir. Soyluların sanat beğenisi, klasisizmin belirleyici ölçüsü olmuştur. Demokratik ilişkilerin hak ve özgürlükleri monarşiyle kesildiği bu dönemde sanat ve edebiyatta toplumsal eleştiride söz konusu değildir.

Öte yandan Descartes’in akılcılık felsefesi, klasizmin düşünsel temelini oluşturmuştur. Aşk, kin, sevinç, ... gibi duygular yanıltıcıdır, gerçek ve doğru yalnızca akıl yoluyla bulunabilir: “Düşünüyorum öyleyse varım”

Eleştirmen Boileau, “Şiir Sanatı” (L’ art Poetique) adlı yapıtında klasisizmin temel ilkelerini ortaya koymuştur. “Aklı seviniz, eserleriniz görkem ve değerini akıldan alsın.” diyerek klasik eserin felsefesini açıklamıştır.


Özellikleri
•  Akıl ve sağduyu önemlidir, duygu ve hayal dışlanmıştır.

•  Dış dünyanın, doğanın betimlenmesinden kaçınılmıştır. Doğa olarak, insanın doğası, iç dünyası, değişmeyen yanı ele alınmıştır.

•  İdeal insan tipleri yaratılmıştır. Bu nedenle kahramanlar halk içinden değil, soylu sınıftan seçilmiştir.

•  Karakteristik ve yerel olan değil, evrensel ve kalıcı olan seçilmiştir.

•  Eserler ahlaka uygun oluşturulmuştur, aşırı tutkular akılla denetim altına alınmış ve erdem vurgulanmıştır.

•  Olayların gerçek olması değil, gerçeğe uygun olması önemsenmiştir.

•  Konudan çok, konunun işleniş biçimine önem verilmiştir.

•  Sanatçılar eserlerinde kişiliklerini gizlemişlerdir.

•  Kaba halk konuşmalarına yer verilmemiş, seçkin kişilerin dili yeğlenmiştir.

•  Anlatım, her çeşit süsten, yapaylıktan uzak, açık ve yalın kılınmıştır.

•  Sosyal ve fiziksel çevreye yer verilmemiştir.

•  Eski Yunan ve Latin Edebiyatı örnek alınmıştır. Bu edebiyatın konuları kimi zaman aynı adlarla yeniden işlenmiştir.

•  Tüm edebi türler için geçerli olan akım, etkisini daha çok tiyatroda göstermiş, bu türde üç birlik kuralı uygulanmıştır.

• MALHERBE (155–1628) ŞİİR

• CORNEİLLE (1606–1690) TREGEDYA
Fransız tragedyasının öncü yazarlarındandır.
HORACE, LE CİD, CİNNA

• RACİNE (1639–1690) TRAGEDYA
Eserlerinde ihtiraslarına esir olan insanın zaaflarını ortaya koymuştur. Bu yüzden oyunlarında kahraman yerine, genel insan tipleri vardır.
ANDROMAK, PHEDRE, IPHEGENİA

• MOLİERE (1622–1673) KOMEDYA
Dünya edebiyatının en önemli komedi yazarlarındandır. “Güldürürken düşündüren komedi” çığırının öncüsüdür. Eserlerinde toplumdaki aksaklık ve düzensizlikleri eleştirmiştir. Her çağ ve toplumda rastlanabilecek gülünç, ama düşündürücü kişileri sahnede canlandırmıştır.
CİMRİ, TARTUFFE, HASTALIK HASTASI DON JUAN, KİBARLIK BUDALASI, ZORLA EVLENME, GÜLÜNÇ KİBARLAR, ZORAKİ HEKİM, KOCALAR MEKTEBİ,   KARILAR MEKTEBİ, ADAMCIL, GEORGE DANDİNİ, SCAPİN’İN DOLAPLARI, BİLGİÇ KADINLAR…

•  LA FONTAINE (1621–1685) FABL
Fontaine, masalları dilden dile dolaşan Eski Yunan sanatçısı Aisopos’tan ( Ezop ) etkilenmiştir. İnsanların kurnazlık, cimrilik gibi kusurlarını, gülünç bir biçimde anlatmak için kahramanlarını hayvanlar arasından seçmiştir.
AĞUSTOSBÖCEĞİ İLE KARINCA, KARGA İLE TİLKİ, KURT İLE KUZU, ASLAN İLE FARE …

•  LA BRUYERE (1645–1696) PORTRE
KARAKTERLER

•  DESCARTES (1596–1650) FELSEFE

•  BOILEAU (1636–1711)
Şair ve eleştirmendir. Klâsisizm akımının kuramcısıdır.
ŞİİR SANATI

•  PASCAL (1623–1662) FELSEFE
DÜŞÜNCELER

•  Mme DE LA FAYETTE     ROMAN
•  FENELON      ROMAN
TELEMAK

•  Mme DE SEVİGNE      MEKTUP

•  SAIN SİMON     ANI

•  BOSSUET      HİTABET

Türk Edebiyatı’nda edebiyatın öykü, roman, tiyatro gibi türleri ortaya çıktığında Batı’da klasisizm çoktan bitmişti. Bu nedenle Türk Edebiyatı’nda bir klasik dönemden söz edilemez. Ancak klasizmin konuya değil, konunun işlenişine (biçimine) önem veren anlayışıyla Divan şiiri arasında benzerlikler görülür. Öte yandan, Şinasi, Ahmet Vefik Paşa, Ali Bey ve Yusuf Kamil Paşa gibi Tanzimat’ın birinci dönem sanatçıları, batılı klasik sanatçıların yapıtlarını Türkçeye çevirerek, uyarlayarak bu akımı Türk edebiyatına taşımıştır.


0 YORUM:

:)) ;)) ;;) :D ;) :p :(( :) :( :X =(( :-o :-/ :-* :| 8-} :)] ~x( :-t b-( :-L x( =))

Yorum Gönder

NetFikir.Net Size İnternetten En Güvenilir ve En Pratik Bilgileri Sunmak İçin Düzenlenmiş Bir Web Platformudur. İstek, Öneri ve Eleştirilerinizi Hiç Çekinmeden İfade Edebilir, Sizde Sitemizde Yazar Olabilirsiniz. Ücretsiz Sizinde Bir Web Siteniz Olsun! Web Sitenizin Olmasını İstiyorsanız veya NetFikir Ailesine Katılarak Sizde Yazar Olmak İstiyorsanız Bu Alanımızdan Görüşlerinizi Yazarak Bize Ulaştırabilirsiniz. Güzel Yorumlarınızı Bekliyoruz!



Netfikir.net Size ve Tüm Sevdiklerinize İyi Günler Diler...

 

Ana Sayfa | Bilgisayar | Genel | İnternet | Oyun Ve Eğlence | Tv,Müzik Ve Sinema

Netfikir.net |Copyright 2009 Design by pORDOwoLL | Sponsor : Google.Com
Rating , 10 out of 10 based on 250 ratings