SİNÜZİT VE SİNÜS AĞRISI ~ Netfikir.net
AnasayfailetisimbilgiRSSBlogSiteForum

26 Ağustos 2010

SİNÜZİT VE SİNÜS AĞRISI

SORU:
Merhabalar,
Sağlık Problemimle İlgili Bir Sorum Olacaktı.
Sinüslerim Zaman Zaman Ağrı yapıyor, Ayrıca Hassas bir Bünye Yapısına Sahibim, Sıklıkla Soğuk Algınlığ Gibii Rahatsızlıklar Yaşıyorum. Bundan Üç Gün Önce Hafif Başlayan Burun Üzerinde Alın Bölgesinde Kaşımın Hemen Üzerinde Bugün Şiddetli Bir Ağrı Oluştu. Sinüs Ağrıları Olurdu Bazen ama; Bugün Yaşadığım Ağrı Bir Felaketti, Şuan da Bu Ağrı Devam Ediyor ama az. Alnımın ağrıyan bölgesini elimle bundan bir gün önce baskı yaparak oğmuştum. biraz rahatlamam için ama o zamanda ağrı şiddetli değildi bugün saat 12 gibi öğlen başlayan ağrı beni uyutmadı bile ve saat akşam 8’e kadar sürdü. şuan çok hafif ağrıyor ve ağrı kesici bir hap içtim. hiç böyle bir ağrı olmamıştı tekrar söylemek isterim. Ayrıca; Son gribal rahatsızlığımı bundan bir ay önce yaşadım ancak hala gribin etkisi üzerimden gitmedi sıkça Geniz akıntım oluyor. Ne yapmalıyım? Sıkıntı Duyduğum bu konunun nedenleri akut ya da kronik unsurlara mı bağlıdır? Tedavi için ne önermektesiniz?

-------------------------------------------------------------------------------------------------
CEVAP:
Sinüsler kafatasının ön bölümündeki boşluklar sistemidir.Sinüslerin yüz kemiklerine hafiflik verdiği ve netice olarak başta dengeyi sağladığı savunulur.
Sinüslerin çıkış kanalları genellikle çok dardır.Bunlara ostium adı da verilir.

Nezle ya da grip gibi durumlarda ostiumları çevreleyen mukoza şişer ve çıkış kanalları tıkanır ve sinüslerin içine hava giremez,sinüs içindeki sıvılar dışarıya atılamaz.
Sinüsler içinde kalan bu sıvılar bakteriyel bir enfeksiyon meydana getirirler.İşte bu hava dolu boşlukların içini örten mukoza tabakasının iltihaplanmasına sinüzit denir.

Lokalizasyonuna göre maksiler,etmoidal,frontal ya da sfenoidal sinüzitlerden bahsedilir.

Sinüzitleri Akut ve Kronik olarak ikiye ayırmak gerekir.
Kronik sinüzitler ; KBB uzmanlarını oldukça sıkıntıya soktuğu gibi hastaları da fazlasıyla rahatsız eder....Hatta umutsuzluğa iter.

Sinüslerin normal çalışmasını sağlayan ostiumların ve hücrelerin tıkanıklığı nedeniyle meydana gelir.Bu durumlarda ,sinüslerin içinde,uzun süreli,sık tekrarlayan bir havalanma ve boşalma yani temizleme sorunu vardır.

Hastalarda rastlanan en önemli bulgu,geceleri şiddeti artan burun tıkanıklığıdır.
Bu yüzden hastalar hemen her muayenede burun mukozası için çok zararlı ve alışkanlık meydana getiren burun damlalarını uzun süredir kullandıklarını söylerler. ayrıca göz çevresinde ve alın hizasında kuvvetli olmayan sinsi baş ağrısı vardır.

Geniz akıntısı da denen postnazal akıntı boğazda yanma,ağrı,gıcık hissi,ses kısıklığı ve öksürüğe neden olur.Bu enfeksiyonun aşağıya doğru yayıldığını gösterir.


Kronik Sinüzitlerin teşhisine gelince....

Klasik radyolojik tetkikler önemini kaybetmiştir.Günümüzde sinüs hastalıkları ile ilgili en güvenilir bilgiler bilgisayarlı sinüs tomografisi ile elde edilmektedir.Teşhise yardımcı olan ve uygulanırken hastaya acı vermeyen bir yöntemdir.

Teşhis edilen her kronik sinüzitle önce ilaç tedavi denenmelidir.

Sinüs mukozası kemik üzerinden beslenir.Kemik kanlanması diğer yumuşak dokulara oranla daha zordur.Bu nedenle uzun süreli en az 10-15 gün antibiyotik tedavisi uygulanır.

Buğu yapmanın,sinüslerdeki sıvıyı sulandıracak ve daha rahat atmasını sağlayacak ilaçların faydası vardır.

Böyle kombine bir tedaviden sonra hasta tekrar kontrol edilir. Hastanın şikayetleri geçmemişse ,burada endoskopik yöntemler ortaya çıkar.

İlk yapılacak,doktorlar için çok değerli ve çok önemli olan ”DİAGNOSTİK” yani teşhis amaçlı endoskopidir.

Böylece sinüzitin devam ettiğini ve bu duruma yol açabilecek anatomik değişiklikleri ortaya koyarlar.

Burun kemiği eğriliği ve burun etlerindeki büyüme sinüzit nedenlerinin başında gelir.

Alerjik reaksiyonlar ve diş enfeksiyonları mutlaka tedavi edilmelidir.

Düne kadar sinüs fizyolojisinin tam bilinmemesi ve sinüs anatomisinin tanınmamasından dolayı uzun yıllar boyunca kronik sinüzit tedavisinde çok başarılı olunamamıştır.

Halk arasında kesin tedavisi olmadığı söylenen kronik sinüzit artık kader meselesi değildir.

Sinüs kanallarındaki ve burun boşluklarındaki daralma ve tıkanıklıklar günümüzde “ENDOSKOPİK YÖNTEMLE” ortadan kaldırılarak fizyolojiye uygun sinüs havalanması ve direnajı sağlanıyor,dolayısıyla kronik sinüzitin tedavisinde büyük başarı elde ediliyor.

Sağlam hiçbir dokuya zarar vermeden,sadece hastalığa neden olan lezyonlar çıkartılıp,hücreler temizlendiğinde FESS (Fonksiyonal Endoskopis Sinüs Cerrahisi) veya ESC ( endoskopik sinüs cerrahisi ) ile artık kronik sinüzit vakalarının %90 ına yakın tedavi edilebiliyor.

Sinüslere ve sinüslerin burun içindeki açıklıklarına yönelik ameliyatlarda kullanılan modern yönteme endoskopik sinüs cerrahisi (ESC) adı verilir.

ESC yöntemi ile sinüs ameliyatlarının %90’ı gerçekleştirilebilir ve en sık şu nedenlerle uygulanır:

1- Sekiz haftadan uzun süreli şikayetlere neden olan müzmin sinüzitlerin tedavisi için,
2- Sık tekrarlayan sinüzitlerde, sinüslerin buruna olan açıklıklarının genişletilmesi için,
3- Burun içindeki dokularda, şikayete neden olan, doğuştan veya sonradan gelişmiş bazı şekil bozukluklarının düzeltilmesi için.

ESC, burun delikleri içinden, endoskop adı verilen kameralı optik görüntüleme sistemleri kullanılarak yapılan bir ameliyattır.
Yüz bölgesinde iz bırakacak herhangi bir kesi yapılmasına gerek yoktur. Ameliyatlar genel anestezi, veya bazıları lokal anestezi ile yapılabilir.
ESC ameliyatı geçiren hastaların çoğunun hastanede yatması gerekmez. Yapılan ameliyatın özelliğine göre, az sayıdaki hastanın ameliyattan sonraki 1-2 gün hastanede kalması gerekebilmektedir.

Ameliyat sonrasında, sıkıntı yaratacak derecede ağrı olmaz. Ameliyat bölgesinin tam olarak iyileşmesi 6 haftaya kadar sürebilir. Hastalar, ameliyatın türüne göre değişmel üzere, 3-10 gün içinde günlük aktivitelerine dönebilir ve çalışabilirler. Ancak, tam iyileşme bitene kadar, hekimin belirleyeceği aralıklarla kontrol edilmeleri gerekir.

Eski yöntemler ise ; fizyolojik olmamalarından dolayı bütün önemini yitirmiştir.

eğer kronik sinüzitinizi tedavi ettirmezseniz ;

periorbital (göz çevresi) komplikasyonlar denilen bir risk taşırsınız.
Bu durum gözlerin şişmesine,tamamen kapanmasına ve görme bozukluklarına yol açabilir.

ayrıca sinüslerin beyne yakın organlar olması nedeniyle beyin iltihaplarına kadar gidebilecek riskleri vardır.Bu tür ciddi sorunlarla karşılaşmamak için kronik sinüzitlerin mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

hülasa benim size önerim ;
düzenli bir şeklde duyarlı ilaç kullanmanıza rağmen şikayetleriniz devam ediyorsa iyi bir merkezde kbb uzmanı tarafından ameliyat edilmenizdir.
geçmiş olsun , acil şifalar dilerim.


0 YORUM:

:)) ;)) ;;) :D ;) :p :(( :) :( :X =(( :-o :-/ :-* :| 8-} :)] ~x( :-t b-( :-L x( =))

Yorum Gönder

NetFikir.Net Size İnternetten En Güvenilir ve En Pratik Bilgileri Sunmak İçin Düzenlenmiş Bir Web Platformudur. İstek, Öneri ve Eleştirilerinizi Hiç Çekinmeden İfade Edebilir, Sizde Sitemizde Yazar Olabilirsiniz. Ücretsiz Sizinde Bir Web Siteniz Olsun! Web Sitenizin Olmasını İstiyorsanız veya NetFikir Ailesine Katılarak Sizde Yazar Olmak İstiyorsanız Bu Alanımızdan Görüşlerinizi Yazarak Bize Ulaştırabilirsiniz. Güzel Yorumlarınızı Bekliyoruz!



Netfikir.net Size ve Tüm Sevdiklerinize İyi Günler Diler...

 

Ana Sayfa | Bilgisayar | Genel | İnternet | Oyun Ve Eğlence | Tv,Müzik Ve Sinema

Netfikir.net |Copyright 2009 Design by pORDOwoLL | Sponsor : Google.Com
Rating , 10 out of 10 based on 250 ratings